Çocuklar Ne Zaman Kendi Odasında Uyumalı?

Çocuklar Ne Zaman Kendi Odasında Uyumalı?

18 Haziran 2022 0 Yazar: Pedagog Ercüment Eşsiz

Çocuklar ne zaman kendi odasında uyumalı? Çocukların odası ne zaman ayrılmalı? Çocuklar ne zaman ayrı odaya geçmeli?

Oğlumuz yeni doğduğunda eşim onun yanından bir an olsun bile ayrılmak istemiyor, o yanında olmazsa nefessiz kalıyor gibi hissediyordu. Onunla nefes alıp-veriyor, bu masum yavrunun kendisinden ayrı kalmasına tahammül edemiyordu. Yeni annelerde genellikle yaşanan bu durum tabi zamanla azaldı ve kayboldu.

Yeni doğan bebek annesine çok yakın olmalı ve bebeğin yatağı (beşiği) annenin bebeğe dokunabileceği mesafede bulunmalıdır. Bebeğin güvende hissetmesi ve güven içinde uyuyabilmesi için bu oldukça önemlidir. Bebek ihtiyaç duyduğunda anne hemen müdahale edebilecek mesafede olmalıdır. Yapılan birçok araştırma, anne-babanın bebekleri ile ne kadar çok zaman geçirirse, bebeklerin ruhsal açıdan o kadar sağlıklı bir gelişim gösterdiğini ortaya koyuyor. Bu nedenle bebek, annesinden ayrılmamalı, anne ona sık sık sarılmalı (tabi baba da) ve emzirme yolu ile annesinin göğsü üzerinde vakit geçirmelidir. Bebeğin huzurlu bir sohbet ortamında, yetişkinlerle birlikte bulunmasının hiçbir sakıncası yoktur. Gürültüden ise uzak tutulmalıdır.

Bebeğin, ömrü boyunca güven ve huzur duygusunu yaşaması için onunla ilk birkaç yıl yoğun olarak paylaşımlarda bulunmalı ve mümkün olduğunca çok vakit geçirmelidir. Geceleri anne-babası ile aynı odada uyuyan çocuklarda, kabus görme, gece korkuları, gece yarısı uyanma, karanlıktan korkma gibi durumlar çok fazla yaşanmaz. Çocuğun odası 4 yaşından sonra ayrılabilir. Farklı cinsiyetlerdeki kardeşlerin odaları, kendi cinsel kimliklerine uygun olarak rahatça yaşayabilmesi için, 7-8 yaşlarından sonra ayrılmalıdır.

Odası ayrılan çocuğun, zaman zaman yaşayabileceği gece korkuları durumunda ona anlayışla yaklaşılmalıdır. Bu tip durumlarda katı ve sert bir tutum sergilenip, odasına geri dönmesini istemek yerine, o gece onunla birlikte uyumak, onu rahatlatmak gerekir.

Oğlumun kendi odasına taşınması, özellikle eşim ve oğlum için hiç de kolay olmadı. İkisi de birbirlerinden ayrılmak istemiyorlardı. Hatta eşim bir ara oğlumuz sanki kendi evine çıkıyormuş gibi duygulanmış, dört senedir kucağında büyüttüğü, bedeninin bir parçası gibi gördüğü yavrusundan ayrılmakta zorlanmıştı. Ama onun sağlıklı gelişimi ve bağımlı bir kişilik olmaması için bunu yapmak zorundaydık. Oğlum için de odasına çıktığı ilk günler çok kolay olmamıştı. Alışma sürecinde uykuya dalana kadar onun yanında uzanmış, masallar okuyarak uykuya dalmasına yardımcı olmaya çalışmıştık.

4 yaşından sonra odasını ayırdığımız oğlum, bir gece odasından korku ile fırlayıp, ağlayarak yanımıza geldi ve tir tir titriyor, minik yüreği korku içinde hızlı hızlı çarpıyordu. Benimle birlikte uyumak istediğini söylemişti. Yatmadan önce izlediği çizgi filmin kötü karakterinden etkilenmiş ve kabus görmüştü. O gece sabaha kadar birlikte uyumuştuk. İzlediği çizgi filmler konusunda o günden sonra çok daha hassas davranmaya gayret gösterdik.

Sitemizden, çocuk ruh sağlığı konusundaki diğer yazıları okuyabilirsiniz.