Işık Perisi Luma’nın Masalı
21 Aralık 2025Gecenin sessizce çöktüğü, yıldızların fısıldaşarak gökyüzünü süslediği Işık Ormanı’nda Işık Perisi Luma yaşardı. Luma’nın en özel özelliği, avuç içlerinden yayılan yumuşacık ışıktı. Bu ışık ne göz alıcıydı ne de rahatsız edici; tam tersine, görenin içini ısıtan umut dolu bir parıltıya sahipti.
Bir gece Luma, ormanın derinliklerinden gelen ince bir ağlama sesi duydu. Sesin peşinden gittiğinde, büyük yaprakların arasında saklanan küçük bir çiçek gördü. Bu çiçek, yalnızca geceleri açabiliyor ama karanlıktan çok korkuyordu. Yaprakları titriyor, tomurcukları korkuyla kapanıyordu. “Benim karanlıkta da açmam gerekiyor,” dedi çiçek üzgün bir sesle, “ama karanlık beni çok korkutuyor.” diye ekledi. Luma, çiçeğin yanına oturdu ve onu dikkatle dinledi. “Korkman çok normal,” dedi nazikçe. “Ama karanlık bazen yeni güzelliklerin ortaya çıkmasına yardım eder.” Luma, avuçlarından çıkan ışığı biraz azalttı. Orman hâlâ karanlıktı ama artık tamamen ürkütücü değildi. Birlikte yıldızları izlediler, ateş böceklerinin ışıldayan kanatlarına baktılar. Luma, çiçeğe karanlıkta bile yalnız olmadığını hissettirdi. Yavaş yavaş çiçeğin yaprakları açılmaya başladı. Ay ışığıyla birlikte, çiçek daha önce hiç olmadığı kadar güzel parladı.
O gece çiçek cesaretini buldu. Karanlığın içinde açabileceğini, hatta parlayabileceğini öğrendi. Luma ise empatiyle dinlemenin ve umut vermenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladı. O günden sonra ormanda herkes o çiçeği konuştu. Ona “Gece Umudu” adını verdiler. Luma ise her ışığını kullanışında, küçük bir kalbe cesaret verdiğini hiç unutmadı.


