Dağınık Odasını Kaybeden Çocuk Hikayesi
23 Aralık 2025Mert, oyuncaklarıyla oynamayı çok seven neşeli bir çocuktu. Ancak onun pek sevmediği bir şey vardı: odayı toplamak. Oynadığı oyuncakları olduğu yerde bırakır, kitaplarını yatağın altına sıkıştırır, kıyafetlerini sandalyenin üzerine yığardı. Mert’e göre odası dağınık değildi; her şey “bir yerdeydi”, sadece biraz karışıktı.
Bir sabah Mert, en sevdiği kırmızı arabasını bulmak için odasına girdi. Etrafına baktı ama araba ortalıkta yoktu. Yatağın altına baktı, dolabın kapısını açtı, oyuncak kutusunu karıştırdı. Ne kadar arasa da arabayı bulamadı. Üstelik sadece arabası değil, defteri, kalemleri ve pijaması da ortada yoktu. Mert bu duruma çok şaşırdı. “Sanırım odamı kaybetmeye başladım,” diye düşündü. Oda o kadar karışıktı ki artık Mert bile eşyalarını tanıyamıyordu. Annesi odanın kapısından bakıp gülümsedi ve “Eşyalarını bulmak istiyorsan önce odanı tanıman gerekir,” dedi. Mert işe küçük adımlarla başladı. Önce oyuncaklarını tek tek topladı ve kutularına koydu. Sonra kitaplarını raflara dizdi. Kıyafetlerini katlayıp dolabına yerleştirdi. Oda yavaş yavaş ferahladı. Mert her eşyanın bir yeri olduğunu fark etti. Odasını topladıkça, kaybolduğunu sandığı eşyalar birer birer ortaya çıktı. Kırmızı araba yatağın altından çıktı, defteri masanın altından, pijaması ise yastıkların arasından. Mert hem şaşırdı hem de mutlu oldu.
O gün Mert önemli bir şey öğrendi: Düzenli olmak, hayatı kolaylaştırıyordu. Artık odasını toplamak onun için zor bir görev değil, kendine yaptığı bir iyilikti. O günden sonra Mert, odasını hiç kaybetmedi.


